Mart Ayından Gelen Hüzün
Birine küsünce elimize ne geçiyor? Ya da neden insanların bütün doğruları karşısında bir hatası yüzünden tamamen yargılıyoruz? Mutlu ve güzel günler neden birden unutuluyor? Ya da işimize mi geliyor? Son birkaç gündür bunların hepsini düşünüyorum. Hayat bana kolaylıkların arada gösteriyordu zaten. Öyle bir şey geldi ki başıma, ne haklıyım ne de haksızım. Ama tek bir şeyden eminim. Bu hikayede üzülen yine ben olacağım. Herşey eskisi gibi olsa dahi ben yine üzüleceğim. Ama düşünüyorum da... Gerçekten bu son zamanlarda yaşadıklarım üzülmeye değer mi? Ya da üzüldüğüm insan için değer mi?
Korkuyorum. Tekrardan hayatımı dışarıdan birinin berbat etmesinden korkuyorum. Hayatımı kendim sıkıntısız, dertsiz ve birine bağlanma ihtiyacı duymadan yaşamak isterken birdenbire tekrardan korktuğum duygularla karşı karşıya kaldım. Hem bu sefer de her zamanki gibi cesur da davranamıyordum. Bu sefer cesur olmaya hakkım da yoktu. Öfkelenemiyordum, şefkat bile gösteremiyordum. Sadece düşünüyordum. Düşünmek yetiyordu.
Artık o güzel günlerin gelmesini istiyorum. Birinin beni sevebilme, saygı gösterebilme ihtimalini düşününce bir gülme geliyor. Sadece güzel günlerimin bir gün gelip beni bu yalnızlıktan kurtarmasını istiyorum. Gelecek güzelliklerin de beni bir daha bırakmasını istemiyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder