En Zor Veda'm; İZMİR
Kendimi bırakacağım ve bir daha eskisi gibi dönmeyeceğim canım şehrim. 20 yıl boyunca bana açtığın kucağında mutluluğu, mutsuzluğu, acıyı, iyileşmeyi, sevgiyi, sevgisizliği, arkadaşlığı, düşmanlığı ve aşkı öğrendim. Bana güzel mutluluklar ve yaralar bıraktın. Yapamam, beceremem, aman nasıl olur o dediklerimi öğrettin. İnsanlara ve -özellikle içindeki kız çocuğu için- erkeklere yaklaşırken yüzlerce kez düşünmeyi öğrettin.
Bana bir kimlik kazandırdın. Bu şehir anılarım için günlük, kazandıklarım için bir hediye, kaybettiklerim için de bir mezar. Ama herşeye rağmen dönüp dolaşıp bağrında huzur bulacağım yersin.
Çok az kaldı. Gidiyorum senden. Ayrılıyorum aşina olduğum sokaklarından, caddelerinden, sahilinden. Hiç bilmediğim diyarlarda, kendimde bulmam ve kazanmam gereken parçalarımı almaya gidiyorum. Sen özler misin bilmem ama her gece yatmadan önce seni anımsatacağım kendime. Özgür ruhunu özleyeceğim mesela. Acımasız tarafını da özleyeceğim. Yumuşak kalbini de. Seni ve seninle beraber değerli olan herşeyi özleyeceğim.
Ama yolcu yolunda gerek. Gitmesi gereken yerler olduğunun farkında olan bir yolcu o. Yaşayacağı hayatın sadece senden ibaret olmadığının farkında olan bir yolcu.
Ve o yolcu gerçekten büyümeye gidiyor. Çocukluğunu sende bırakarak.
Yorumlar
Yorum Gönder