Biraz Kahve Hakkında Konusalım. Ilk Blog Yazım.


   3.yüzyıldan şimdiye kadar kahve hayatımızın her yerinde. Kahve bağımlılığı diye bir şey de var hem de... Bu bağımlılardan biri de benim galiba. Günde iki bardak kahve olmadı mı başıma tatlı tatlı ağrı girmeye başlar. 

   Kahve ile lise birde tanıştım ve halen daha kendilerinden vazgeçmiş değilim. Bazen bizimkiler "Jülide, hadi bir soğuk kahve yapsana!" dedikleri an kendimi gözü kapalı mutfakta buluyorum. Öyle bir aşktır bizimkisi ;)

   Kahveyi geceleri ders çalışırken, sabahları ayılmaya çalışırken, hüzünlü ya da sinirliyken her zaman yanımda bulundururum. Yani yaşantımın çoğu anı :D Ne yapayım yani çok seviyorum.

   Bir bardak kahvenin içinde 50 gr kalori varmış ve insan vücudu bunu kolaylıkla atabiliyormuş. Ama bunun yanına tatlısıydı, şekeriydi, tatlandırıcısıydı, şurubuydu derken güzelim kahvenin güzel özelliklerine ve o nefis tadına "Hoşçakal." diyip, 100'den fazla kalorili bir içecek içmiş oluyorsun. Allah aşkına lütfen biri gelip bana "Onların içtiği de kahve." diye beni ikna etsin. Çünkü içinde kahveye dair bir şey gö-re-mi-yo-rum. Zamanında canım Etiyopyalı çobanımız bulmuş, iyi etmiş, çok makbule geçmiş. Şimdi de güzelim Arabica çekirdeklerinin tatlı bir içeceğe 'sos' olarak kullanılması bana saçma geliyir. 

   Eee şimdi biri gelip diyecek ki 'ilk blog yazısında ne bu atar gider'.... Haklıdır o kişi. Kahve seven bir insan olarak, sürekli kahve konuşarak, çok konuşmak yerine içime atmayı tercih etmiştim. Şimdi niye burdasın diye soracak olursanız da şöyle söyleyeyim. Aklımda kalacağına satırlarda kalsın, bir iki insan görsün dedim. Wattpad'deki eski zamanlarımdan bu yana yazmayı da bayağı unutmuşum. Utandım bir an kendimden. Özledim de hem yazmayı... Sınav zamanımda şuraya yazacağım bir iki satır rahatlatır belki.

   Evettt kahve dışında kendi düşüncelerimden bahsettiğime göre bu yazıyı burada bitirebilirim. Sabırla okuyan herkese teşekkürler.

Yorumlar

Popüler Yayınlar