Aşkın Bir Çok Hali - ELEMENTAL Filmi Yorumum
Aşk...
İzlediğimiz, okuduğumuz her şeye konu olan, bizi bir araya getiren şey.
Bizler hayatımız boyunca çokça kez aşık olabiliriz. Bir çiçeğe, böceğe, resme, okuduğumuz kitaba, dinlediğimiz müziğe... En heyecan vericisi ya da acı vericisi ise insana aşık olmak. Bütün benliğimizi, kalbimizi ve ruhumuzu ortaya koyuyoruz. Hatta ve hatta hayatlarımızı değiştiriyoruz. Bazıları bunu yapmıyor ama neyse bu ayrı bir konunun başlığı.
Beni nadir etkileyen şeyler vardır. Bu gece hatta sabaha doğru izlediğim bu film ise listeye girdi bile. Şimdi sizlere çok kısa bu filmden bahsedeyim. Bu kısımlar filmi izleyenler için spoiler olabilir.
Filmimiz yaşanan felaketten dolayı yaşadığı diyarı terketmek zorunda kalan bir aile ile başlıyor. Aile dilini dahi bilmediği diyara ayak basınca haliyle ayak uydurmakta zorlanıyorlar.
Şimdi bana kalsa filmin tamamını anlatırım fakat açıp izlemeniz benim anladığımı ve buraya aktarmak istediklerimi daha iyi anlarsınız. Hatta belki de herkese farklı bir hissiyat da verebilir.
Benim düşünceme gelecek olursak... engeller sadece çevrenin bize dayattıklarının elle tutulur eserleridir. Kalbinizin size hissettirdiği şeyin doğru olup olmadığına maalesef ki sizden başka kimse karar veremez. Siz verebilirsiniz. Bu hayatı yaşayan bizleriz. Bu yaşama bir sefer geliyoruz ve giderken yaşanmışlıklarımızı bırakarak gidiyoruz. Diğer kısım hangi dine mensup iseniz ona göre şekillenir kafanızda.

Ateş kızımız Ember ve su oğlumuz Wade. Ne kadar zıt ikililer dimi? Ama fiziksel olarak. Peki ya hissettikleri o mükemmel şeye ne demeli! Birbirlerinin hayatlarına değer vermeleri, saygı duymaları, içlerinde yaşattıkları o duyguları hissetmeleri, birbirlerine dokunamazlarken bile gözlerinin içine aşkla bakmaları... Önce birbirlerini tanıdılar. Sonrasında sırayla düşünce yapılarını, değerlerini, ruhlarını, kalplerini ve en sonunda bedenlerini tanıdılar.
İzlerken kendimi ateş kıza benzetip durdum ama beni Wade kadar sevecek birinin olmadığını da hatırladım. Bu üzücü kısmı bir kenara kaldırıyorum.
Kalplerinizde taşımak zorunda kaldığınız yükler var ya hepsi boşuna. Siz ölüp gittikten sonra kimse ne hissettiğinizi bilmeyecek bile. Yüklerimizi hafifletip, onlardan öğrendiklerimizle yeni yollara çıkmak gerek. Çünkü yolun ne zaman biteceğini bilmiyoruz.
Filmden çıkarılacak dersler olduğu kadar da mükemmel bir seyir zevki de veriyor. Animasyonları, çizimleri, müzikleri... Bir buçuk saatime değdi ve arttı. Filmi bitirir bitirmez bu satırlara geçtim bile.
Buraya kadar geldiyseniz ne mutlu bana.
Şimdilik benden bu kadar. Görüşmek üzere.

Yorumlar
Yorum Gönder